<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Türk Dili ve Edebiyatı</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/114</link>
<description/>
<pubDate>Fri, 01 May 2026 23:30:59 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-05-01T23:30:59Z</dc:date>
<item>
<title>Folklorik icra pratikleri ve geleneksel müzik repertuvarları üzerinden kemanın müzikal ikonografisi: 20. yüzyıl müziğinde kemana atfedilen folklorik kimlikler</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12774</link>
<description>Folklorik icra pratikleri ve geleneksel müzik repertuvarları üzerinden kemanın müzikal ikonografisi: 20. yüzyıl müziğinde kemana atfedilen folklorik kimlikler
Eker, Burak
Bu çalışmada, 20. yüzyıl içinde bestelenmiş keman eserlerinde kullanılan folklorik materyallerin saptanması, kullanılan materyallerin enstrümana nasıl yansıtıldığının kemanın geleneksel müzik repertuvarı ölçüsünde karşılaştırılarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda folklorik materyallerin kullanımı, eserlere yansıtılış biçimiyle değerlendirilmesi ve enstrümanın bahsedilen çağ içindeki tınısal evriminin saptanması sağlanmıştır. İlgili literatürde folklorik temelli bakış açısıyla eserlerin değerlendirilmesi durumunu yansıtan kapsam bakımından sınırlı sayıda çalışma bulunduğundan, alanda yapılan bu çalışmanın önemli olduğu düşünülmektedir. 20. yüzyıl keman literatürünün folklorik icra pratikleri bağlamında incelendiği bu araştırma betimsel modele dayalı olup nitel araştırma tekniklerinden durum çalışmasına örnektir. Doküman analizi yöntemi kullanılarak ilgili alan yazın taranmış, tarama sonucunda konu ile ilgili elde edilen eserlerin notalarının incelemesi yapılmıştır. Araştırmanın evreni, 20. yüzyıl Avrupa müziğindeki keman literatürüdür. Seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak örneklem grubu belirlenmiş olup; çalışmada betimsel araştırma modeli temelinde ilişkisel etnografi deseni kullanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda sonuç olarak "Ulus-Devlet" modeli benimsenen ülkelerdeki halk müziği ile ilgili çalışmaların benzer şekilde gelişim gösterdiği, halk müziklerinde saptanan karakteristik özelliklerden bir bölümünün, uzak coğrafyalar da dahil olmak üzere farklı bölgelerde ortaklaşa kullanıldığı/deneyimlendiği görülmüştür. İcra alanı bakımından oldukça geniş bir coğrafyada çalınan bir çalgı olarak kemanın, Orta Avrupa müziği gelenekleri içindeki konumu itibariyle özellikle klasisizmin grameri üzerine kurulu, romantik dönemde pekişen davranış kalıplarıyla teknik ve söylemsel konumunu kazandığı görülmektedir. 20. yüzyıldaki folklorizm hareketleri doğrultusunda halk müziği elementlerinin de bestelenen eserlerde kullanılmasıyla birlikte, hem klasik hem de halk müziği olmak üzere her iki alanda da popüler hale gelerek müzikal anlatımın ortak paydasında konumlandırılan bir çalgı olarak değer görmüştür. Bu dönemdeki eserler incelendiğinde, çalgının genel itibariyle bestelenen bu yönlü eserlerde, teknik göstergeleri kullanmanın haricinde belirli karakterleri yansıtarak halk müziklerinin karakteristik niteliklerini ve bunlara koşut kimlik imgelerini betimlediği belirlenmiştir.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12774</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Bağlama eğitiminin psikomotor davranış basamaklarına göre yapılandırılması</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12773</link>
<description>Bağlama eğitiminin psikomotor davranış basamaklarına göre yapılandırılması
Akdağ, Ali Kazım
Çalgı eğitimi, zihinsel ve bedensel gelişimin bir arada ilerlediği karmaşık bir süreçtir. "Bağlama Eğitiminin Psikomotor Davranış Basamaklarına Göre Yapılandırılması" isimli tez çalışması kuramsal açıdan davranışçı eğitim anlayışı temellidir. Bu bağlamda bağlama eğitim süreci başlangıçtan virtüöziteye kadar psikomotor davranış basamaklarının gereklerine uygun olarak tasnif edilmiştir. Çalgı eğitimi esnasında gerçekleşen bilişsel gelişimin tespit edilmesi amacıyla Benjamin Samuel Bloom'un bilişsel alan taksonomisi ve D. Krathwohl tarafından yapılandırılan duyuşsal alan taksonomisi kuramsal açıdan müzik alanıyla ilişkilendirilerek kullanılmıştır. Tez temel olarak Elizabeth Simpson'un yedi basamaktan oluşan psikomotor alan taksonomisi üzerine yapılandırılmıştır. İlgili basamaklarda öğrenme kuramları, algılama, zihinsel gelişim, fiziksel gelişim, Piaget'in bilişsel gelişim aşamaları kuramı, sosyal bilişsel kuram çerçevesinde "model alarak öğrenme" ve "model alma süreci", motor alan yeterlilikleri (eş güdüm, güç, tepki hızı, dikkat, denge ve esneklik) üzerinden sürdürülebilir performans gelişimi, kromatik pozisyon yaklaşımı, bellek ve bellek tipleri, bilgiyi işleme kuramı başlığı altında bilgi işleme modelinin ögeleri ve yaratıcı düşünme aşamaları gibi konular, alanla bağlantı kurularak disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınmıştır. Psikomotor alan basamaklarında yer alan örnek uygulamalar ve iki yönlü çalışma grafikleri psikomotor alan yeterlilikleri üzerinden yapılandırılmıştır. Bu yolla motor alan yeterliliklerinin gelişimi ve motor becerilerin niteliğinin artırılması amaçlanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda farklı disiplinlerin sürece dahil edilmesi ile program geliştirme süreçlerinden eğitim öğretim materyali hazırlamaya kadar pek çok aşamada ihtiyaç duyulan kuramsal bilgiler aşamalı olarak alanla ilişkilendirilmiştir. Bu kuramsal ilişkilendirme ile birlikte bağlama eğitiminin psikomotor alan basamakları üzerinden yapılandırılmasının farklı gelişim aşamalarına yönelik öğretim materyalleri hazırlanmasına ve çalgıda sürdürülebilir performans gelişimine önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12773</guid>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Türk canlandırma sinemasında değerler temsilinin analizi</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12772</link>
<description>Türk canlandırma sinemasında değerler temsilinin analizi
Kalyoncu, Zeynep Özge
Canlandırma sinema filmleri ülkemizde gün geçtikçe sayısını arttırarak, başta çocuklar olmak üzere her yaştan büyük izleyici kitlelerine ulaşmaktadır. Canlandırma filmlerin anlatılarının bu aktarım gücü dolayısıyla barındırdıkları mesajlar önem taşımaktadır. Değerler ise; geçmişten günümüze kadar, düşünürlerin ve beşeri bilimlerin üzerinde durdukları bir olgu olarak süregelmiştir. Buradan hareketle yapılan çalışmanın amacı; Türk canlandırma sinema filmlerinde temsil edilen değerlerin tespitidir. Amaç doğrultusunda yapılan çalışmanın evrenini Türk canlandırma sinema filmleri oluşturmaktadır, Canlandırma sinema filmleri görsel, işitsel ve anlatı olmak üzere girift bir yapıya sahiptir. Çalışmanın amacı doğrultusunda, bu girift yapının bütün unsurlarıyla incelenmesine olanak sağlayan göstergebilimsel analiz yöntemi benimsenmiştir. Göstergebilimsel metot, Hünerli'nin (2000) Türk Canlandırma Sinemasında Türk Yazını Uyarlamaları: Gösterge Çözümlemesi Modeli'nden ve Adanır'ın (1987) Sinemada Anlam ve Anlatım çalışması ile Greimas Eyleyenler Modeli çözümleme yaklaşımlarından hareketle oluşturulmuştur. Değerlerin tespiti ve sınıflandırmasına yönelik olarak da Schwartz ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen "Temel İnsani Değerler Modeli" kullanılmıştır. Çalışmanın örneklem kümesi beş filmle sınırlandırılmış ve en çok izleyiciye ulaşan "Kötü Kedi Şerafettin" (2016), "RGG Ayas" (2013), "Canım Kardeşim Benim, Uzaylılar mı Gelmiş?" (2016), "Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu" (2014) ve "Uzay Kuvvetleri 2911" (2014) filmleri incelenmiştir. Yapılan analizler doğrultusunda, görsel, işitsel ve anlatı göstergelerinin değerler temsiliyle örüldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca ulusal değerler sisteminin yansımaları da tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda en yoğun olarak işlenen ilk üç değer tipleri sırasıyla; geleneksellik %12,1, yardımseverlik-önemseme %9,7, özerklik-düşünce %9,2'dir. En az temsil edilen üç değer tipinin ise; başarı %1,2, tevazu %0,9 ve itibar %0,8 olduğu tespit edilmiştir.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12772</guid>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Kültürel miras eğitiminde BİT’in rolü ve AR mobil uygulama projesi</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12771</link>
<description>Kültürel miras eğitiminde BİT’in rolü ve AR mobil uygulama projesi
Vargün, Özlem
Bilgi iletişim teknolojileri, bugün bilgi çağında her alanda aktif olarak &#13;
kullanılmaktadır. Kültürel miras alanında ise müzeler bu teknolojileri kullanarak &#13;
etkileşimli bilgi üretim ortamlarına dönüştüren önemli kurumlardır. Kentsel ve &#13;
bölgesel ölçekte ise sanal miras projeleri sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik &#13;
teknolojilerini kullanarak kültürel miras bilgisini tanıtım ve eğitim amacıyla &#13;
kullanmaktadır. Ancak bu girişimlerin yeterince hızlı ve kapsamlı yapılamadığı yerel &#13;
ölçekte ya da çok yüzeysel kaldığı düşünülmektedir. Ayrıca kültürel miras eğitimi için &#13;
artık geleneksel yöntemlerden çok yenilikçi ve yaratıcı yöntemlere ihtiyaç &#13;
duyulmaktadır. Bu ihtiyaç kapsamında geliştirilen ve Yıldız Teknik Üniversitesi BAP&#13;
desteği alan Histourical AR mobil uygulaması kentsel ölçekte bilgi iletişim &#13;
teknolojilerini kullanarak kültürel mirasın eğitimini çokluortamlarda sunan yaratıcı ve &#13;
yenilikçi yöntemlerle hazırlanmıştır. Uygulama tasarımı için bugüne erişememiş tarihi &#13;
bina ve önemli tarihi karakterlerin üç boyutlu (3D) rekonstrüksiyonları hazırlanmış, &#13;
bu yapı ve karakterlerle etkileşimli olarak telefon ekranlarında AR ile görünür hale &#13;
getirilmiştir. Yazılı metinler görsel anlatımlarla seslendirilmiş 3D grafiklerle etkileşim &#13;
sağlanmış, video animasyonlarla hikayeleştirilen tarihi hikayeler aktarılmıştır. &#13;
Hazırlanan çokluortam kullanımları kullanıcı deneyimi (UX) ve kullanıcı arayüzü (UI) &#13;
tasarımları ile kullanıcıya sunulmuştur. Bu tasarımlarda çokluortam tasarım ilkeleri ve &#13;
öğrenme kriterleri göz önünde bulundurulmuştur. Hazırlanan uygulamanın asıl amacı &#13;
BİT’in KM eğitimindeki rolünü araştırmaktır. Bu kapsamda araştırma için kullanıcı &#13;
deneyiminin rolü ve Mobil uygulamaların SM eğitimindeki rolünü ölçümleyebilmek &#13;
için Sultanahmet tarihi yarımadasına gidilip rastgele seçilen 397 kişi ile 46 sorudan &#13;
oluşan anket yapılmıştır. Toplanan veriler Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi (SPSS) &#13;
Programıyla, nitel ve nicel betimleyici analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. &#13;
Araştırmanın nicel bölümünde deneysel bir desen kullanılmıştır. Uygulamada &#13;
oluşturulan sanal mekan algı ölçümleri için 12 sıfat ve nitelendirme çifti (zıt) &#13;
kullanılarak mekanın nitelik özellikleri belirlenmeye çalışılmış, uygulamanın etkinlik &#13;
derecesini ölçmek için 7’li likert ölçeği kullanılmış ve katılımcıların demografik &#13;
özelleri için 5 adet soru sorulmuştur. Uygulamada artırılmış gerçeklik ve çoklu ortam &#13;
kullanımlarının kültürel miras eğitimi ve tanıtımına artı değer kattığı, öğrenmede, ilgi&#13;
ve merakı arttırdığı, eğlendirdiği, yaratıcı olanakları ve yüksek teknoloji &#13;
kullanımlarının bir sonucu olarak tarih sevgisi kazandırdığı, görsel ve duyumsal &#13;
mekan algısını değiştirerek öğrenmeyi somutlaştırdığı sonucuna varılmıştır.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12771</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
