<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>İktisat</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/109</link>
<description/>
<pubDate>Fri, 01 May 2026 23:31:03 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-05-01T23:31:03Z</dc:date>
<item>
<title>The relationship between world and African emerging economies: Trade and FDI perspectives</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12833</link>
<description>The relationship between world and African emerging economies: Trade and FDI perspectives
Aman, Abdulkadir Wahab
This study investigates the key determinants of trade and FDI positions between&#13;
African emerging economies (AEE) and the world major emerging economies (WEE)&#13;
by using the gravity model. The main objective is to identify the core macroeconomic&#13;
and socio-cultural factors of bilateral trade and FDI between both sides. Besides, the&#13;
study investigates the intra-industry trade to further intricate the type and nature of&#13;
their bilateral trade. The WEE are those which are commonly recognized by all rating&#13;
institutions and the AEE are identified by developing an index consisting of various&#13;
criteria. Importer and exporter-fixed effect is used in order to efficiently test the&#13;
impact of many dummy variables. The results illustrate that factors of trade and FDI&#13;
are diversified. But, generally, the core form of the GM – GDP and distance –&#13;
explains the bilateral trade and FDI positions. In the bilateral trade model, minerals&#13;
production rather than petroleum production affects the level of bilateral trade.&#13;
Moreover, sharing a common religion and a common language has a positive impact&#13;
whereas ODA size, economic freedom, and overall trade volume are not statistically&#13;
significant. Furthermore, more corrupted AEE have higher bilateral trade with some&#13;
WEE than less corrupted AEE. In the FDI model, to some extent, both petrol and&#13;
mineral production attracts FDI from the WEE. In addition, countries sharing similar&#13;
language and religion have higher FDI positions than the others whereas higher per&#13;
capita income is positively linked with FDI positions. Furthermore, AEE which&#13;
signed investment agreements are hosting more FDI positions of the WEE.&#13;
Additionally, the linkage between FDI positions and bilateral trade is detected.&#13;
However, trade has a stronger impact on FDI than FDI’s impact on trade.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12833</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Hisse senedi piyasaları arasındaki volatilite yayılımı ve makroekonomik temelleri: DCC-MIDAS yaklaşımı</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12808</link>
<description>Hisse senedi piyasaları arasındaki volatilite yayılımı ve makroekonomik temelleri: DCC-MIDAS yaklaşımı
Güngör, Arifenur
Bu doktora tez çalışmasında, G7 ve BRICS+T ülkelerinin hisse senedi piyasaları &#13;
arasındaki volatilite yayılımını belirleyen makroekonomik faktörler analiz edilmiştir. &#13;
İlk aşamada, ülkelerin günlük hisse senedi piyasa getirileri arasındaki dinamik koşullu &#13;
korelasyon 1 Ocak 2002-19 Eylül 2018 döneminde DCC-MIDAS (Dynamic &#13;
Conditional Corelation-Mixed Data Sampling) metodu kullanılarak tüm ülke çiftleri &#13;
için kısa dönemli (günlük) ve uzun dönemli (çeyreklik) bileşenlerine ayrılmıştır. İkinci &#13;
aşamasında ise DCC-MIDAS modellerinden elde edilen çeyreklik frekanslı uzun &#13;
dönemli dinamik koşullu korelasyonlar ile ülkeler arasındaki ekonomik-finansal &#13;
yakınlığı temsil eden çeyreklik makroekonomik değişkenler kullanılarak hisse senedi &#13;
piyasaları arasındaki etkileşimin nedenleri Ocak 2006-Ağustos 2018 döneminde &#13;
araştırılmıştır. Bu aşamada Sistem GMM (Generalized Method of Moments) modeli &#13;
kullanılmıştır. Tahmin sonuçlarına göre, G7 ülkelerinin hisse senedi piyasa getirileri &#13;
arasındaki uzun dönemli dinamik koşullu korelasyonu açıklayan en önemli faktörlerin&#13;
ülke ekonomileri arasındaki faiz oranı farkları, enflasyon oranı farkları ve 5 yıllık CDS &#13;
risk primi farkları olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, G7 ve BRICS+T ülkelerinin &#13;
hisse senedi piyasa getirileri arasındaki uzun dönemli dinamik koşullu korelasyonu &#13;
açıklayan en önemli faktörlerin ise ülke ekonomileri arasındaki GSYH büyüme oranı&#13;
farkları, 5 yıllık CDS risk primi farkları ve faiz oranı farkları olduğu sonucuna &#13;
ulaşılmıştır.&#13;
Bu tez çalışmasında ayrıca, günlük frekanslı Türkiye hisse senedi piyasa volatilitesinin &#13;
yavaş hareket eden uzun dönemli bileşeninin aylık makroekonomik göstergelerle &#13;
ilişkisi analiz edilmiştir. Bu amaçla, ilk olarak BIST100 endeksinin uzun dönemli &#13;
volatilitesi GARCH-MIDAS yöntemiyle tahmin edilmiştir. Ardından, Ocak 2004-&#13;
Aralık 2018 döneminde BIST100 endeksinin uzun dönemli oynaklığının &#13;
makroekonomik faktörlerle ilişkisi otoregresif dağıtılmış gecikme (ARDL) modeli &#13;
tahmin edilerek incelenmiştir. Tahmin sonucunda, BIST100 endeksinin uzun dönemli &#13;
volatilitesini etkileyen en önemli makroekonomik faktörün döviz kuru olduğu &#13;
bulunmuştur. Bununla birlikte bankalar arası faiz oranı, 5 yıllık CDS risk primi ve &#13;
S&amp;P500 volatilitesi ile BIST100 endeksinin uzun dönemli volatilitesi arasında pozitif &#13;
yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Son olarak, reel sektör güven endeksindeki &#13;
artışların BIST100 endeksinin uzun dönemli volatilitesini düşürdüğü sonucuna &#13;
ulaşılmıştır.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12808</guid>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Sosyal piyasa ekonomisi ve krizler</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12807</link>
<description>Sosyal piyasa ekonomisi ve krizler
Zengin, Faik
1980’lerden itibaren hakim iktisat ideolojisi neo-liberal iktisattır. Devletin &#13;
ekonomideki ağırlığının azaltılması düşüncesine dayanan bu akımın geçerliliği 2008 &#13;
yılında yaşanan krizle birlikte değişmeye başlamış, buna ilaveten ülkelerde izlenen &#13;
iktisat politikaları da önemli ölçüde değişim göstermiştir. Türkiye dahil birçok ülke, &#13;
2008 sonrasında gelenekselin dışında politikalar izleyerek krizin etkilerini bertaraf &#13;
etmeye çalışmışlardır. Bu politikalar daha çok sosyal piyasa ekonomisi veya devlet &#13;
kapitalizmi çizgisinde cereyan etmiştir. 2008 krizinin ülkelerin izledikleri iktisat &#13;
politikalarında bu tür bir değişime neden olup olmadığı sorusu, incelemeye değer bir &#13;
husustur. Bu amaçla çalışmada 2008 krizi sonrasında Almanya, İsveç, Birleşik &#13;
Krallık ve Türkiye'nin izlediği politikalarda sosyal piyasa ekonomisi yönünde bir &#13;
yakınsama olup olmadığı hususu değerlendirilmeye çalışılmıştır. “Temel Bileşenler &#13;
Analizi” aracılığıyla 2003, 2008 ve 2013 yılları için oluşturduğumuz sosyal piyasa &#13;
ekonomisi endeks değerleri, Almanya ve İsveç’in sosyal piyasa ekonomisine &#13;
yakınsadığı, Birleşik Krallık ve Türkiye'nin ekonomi politikalarının ise sosyal &#13;
piyasa ekonomisine yakınsamadığını, aksine 2003 yılından sonra sosyal piyasa &#13;
ekonomisinden bir nebze uzaklaştığını göstermiştir. Bu bulgular Almanya ve &#13;
İsveç’in küresel finans krizinden Birleşik Krallık ve Türkiye’ye kıyasla daha az &#13;
etkilenmesinin ana nedeninin sosyal piyasa ekonomisine olan yakınlıkları olduğunu &#13;
göstermiştir.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12807</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Faiz oranlarının tarihsel gelişimi</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12806</link>
<description>Faiz oranlarının tarihsel gelişimi
Birvural, Ali
Bu doktora tez çalışmasında faiz oranlarının tarihsel gelişimi incelenmiştir. &#13;
Çalışmanın ikinci bölümünde kavramsal çerçeve ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü&#13;
bölümünde, Batı Avrupa’da Sanayi Devrimi’nin etkileri sonucu, büyüyen kapital &#13;
birikimi ile çağdaş manada bankacılık sistemlerinin olgunlaştığı 1850-1900 yılları &#13;
arası dönem ile faiz oranlarının gelişimi incelenmeye başlanmıştır. ABD, İngiltere, &#13;
Fransa, Almanya, Çin, Japonya, Rusya ve Çin gibi ülkeler seçilerek yapılan &#13;
incelemeler ve karşılaştırmalar 21. Yüzyıl başlarına kadar sürdürülmüştür. Çalışmanın &#13;
dördüncü bölümünde, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nde faiz &#13;
oranlarının gelişimi incelenmiştir. İlk dış borçlanmadan itibaren borçlanma &#13;
faizlerinden başlanarak faiz oranlarının gelişimi dönemsel olarak analiz edilmiştir.&#13;
Çalışmanın dördüncü bölümünde ise Osmanlı Devleti-Türkiye ve ikinci bölümde &#13;
incelenen ülkelerdeki ve dünyadaki faiz oranları karşılaştırılmıştır. &#13;
Çalışmanın temel sorusu faiz oranlarının hangi etkenlere bağlı olduğu ve neden&#13;
çeşitli ülkelerde farklılaştığıdır. Araştırma sorusunun cevabı her ne kadar kavramsal &#13;
çerçevede de işlediğimiz faiz teorilerinde belirtilse de her ülkeye özgü farklı gerçekler &#13;
ve değişen durumlar tez kapsamında ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12806</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
