<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Batı Dilleri ve Edebiyatları</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/106</link>
<description/>
<pubDate>Fri, 01 May 2026 23:31:03 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-05-01T23:31:03Z</dc:date>
<item>
<title>J.R.R. Tolkien'in Orta Dünya mitolojisi kapsamında Yüzüklerin Efendisi adlı eserinin Türkçe çevirisine metinlerarası odaklı bir bakış</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12797</link>
<description>J.R.R. Tolkien'in Orta Dünya mitolojisi kapsamında Yüzüklerin Efendisi adlı eserinin Türkçe çevirisine metinlerarası odaklı bir bakış
Özenç-Kasımoğlu, Merve
Bu tez çalışmasının amacı, metinlerarasılığın çevirisi kapsamında fantastik edebiyat alanındaki en önemli eserlerden biri olan Yüzüklerin Efendisi'nin Türkçe çevirisini yabancılaştırma ve yerlileştirme stratejileri bağlamında incelemektir. Metinlerarasılığın çevirisi söz konusu olduğu için öncelikle kaynak metnin barındırdığı metinlerarası ilişkilere değinilmiştir. Bu noktada, Tolkien'in İngiltere'ye ithafen kurguladığı Orta Dünya Mitolojisinin, ardında bu kurguya esin kaynağı olan mitler ve öncül metinlerle olan ilişkisi ele alınmıştır. Kaynak metnin, öncül metinlerle olan ilişkisinin ön plana çıkması dolayısıyla metinlerarasılık kavramına ve metinde hakim olan metinlerarasılık tekniklerine yer verilmiştir. Metinlerarası ilişkiler bakımından zengin olan Tolkien'in Orta Dünya mitolojisi ve bu mitolojinin roman biçimindeki ürünü olan Yüzüklerin Efendisi adlı eserini ve Türkçe çevirisini, 'palimpsest' kavramı çerçevesinde okumak açısından Gerard Genette'le, bir 'örnek okur' olan çevirmenin, var olan metinlerarasılıkların izini sürmesi ve okuru kaynak dil ve kültür üzerinde düşünmeye davet etmesi açısından Umberto Eco'yla, yabancılıkları ve kültürel farklılıkları ortaya çıkarması ve birtakım noktalarda kendi yaratıcılığını ön plana çıkararak erek kültüre özgü ögeler kullanması açısından Venuti'nin 'yabancılaştırma' ve 'yerlileştirme' kavramlarının yanı sıra, çeviride ortaya konan 'yabancı' ve 'öteki' unsurları açısından da Antoine Berman'ın 'L'Epreuve de l'Etranger' [Yabancının Sınanması] adlı çalışmasıyla ilişkilendirilerek incelenmiştir. Tezin kuramsal yöntemi ele alındıktan sonra bu aktarım sürecinde bir 'örnek okur' olarak ele alınan çevirmenin, çeviri sürecinde aldığı kararlara ve sonuçlarına değinilmiştir. Ardından son bölümdeyse, kaynak metinde yer alan metinlerarası ilişkiler bakımından zengin ögelerin çeviri metne yabancılaştırma ve yerlileştirme bağlamında nasıl aktarıldığı örneklerle incelenmiştir.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12797</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Polisiye edebiyatımızda çeviri eylemine ilişkin kavramların yeniden okunması</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12796</link>
<description>Polisiye edebiyatımızda çeviri eylemine ilişkin kavramların yeniden okunması
Altıntaş, Özge
Polisiyede alegori çevirisini konu alan bu tezde, II. Meşrutiyet döneminde yayımlanan ilk telif polisiye serileri tartışmaya açılmıştır. İlk telif polisiye edebiyat serileri, edebiyat dizgemizde özgün eser olarak kabul görmesine rağmen batılı polisiye serileriyle benzerlikleri nedeniyle taklit/özgün ikilemi çerçevesinde tartışılmıştır. Eserlerin batılı polisiye serilerle olan benzerliklerinin çeviribilim alanında incelenmemiş olması tezin çıkış noktasını oluşturmaktadır. Türün ilk örneği olarak kabul edilen ve 1913-1914 yılları arasında Ebusüreyya Sami'nin kaleme aldığı Türklerin Sherlock Holmes'ü Amanvermez Avni tezin inceleme nesnesi olarak seçilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı, Türklerin Sherlock Holmes'ü Amanvermez Avni vakası özelinde II. Meşrutiyet'te basılan ve edebiyat dizgemizi özgün-taklit odağıyla şekillendiren ilk telif polisiye serilerinin rolü ve önemini çeviribilim bakış açısıyla incelemektir. Bu amaçla erek metnin erek kültür alıcıları için işlev gören bir metin olduğunu ileri süren Hans J. Vermeer'in Skopos kuramı tezin kuramsal çerçevesini oluşturmaktadır. Çeviri sürecine yön veren unsurlar ise André Lefevere'in "ideoloji" ve "poetika" kavramları ışığında incelenmiştir. Polisiye edebiyat çevirisi alanında yapılan çalışmalar, polisiyenin ulusal alegorileri üretmekte en önemli araçlardan biri olduğunu ve polisiye edebiyat eserlerindeki alegorilerin çeviri yoluyla erek toplumun alegorilerine dönüşebildiğini göstermiştir. Bu doğrultuda, polisiyede alegori çevirisi alanında çalışmalar yapan Alistair Rolls'un polisiyede alegori çevirisine ilişkin kavram tartışmaları metin incelemesine yön vermiştir. Bu çalışmada, "telif" kavramının Osmanlı'da çeviri yoluyla yazma anlayışına dayalı bir yaratıcı aktarım yöntemi olduğu görülmüş ve toplumların edebiyat geleneklerinde farklı terimlerle açıklanan alegori çevirisi yöntemlerinin çeviri geleneğimizdeki karşılığının "çeviri yoluyla yazma olarak telif" olduğu saptanmıştır. Serinin yayımlandığı dönemde henüz yerleşik bir polisiye edebiyat geleneğinin olmaması nedeniyle yazarların çeviri yoluyla Milli Edebiyat Akımı'na uygun polisiye eserler ürettikleri fark edilmiştir. Türklerin Sherlock Holmes'ü Amanvermez Avni örneğinden hareketle bu tez çalışmasında ilk polisiye serilerin Türkçülük düşüncesini halka empoze etmek ve yeni bir Türk kimliği yaratmak amacıyla yapılan alegori çevirileri olduğu ortaya çıkarılmış ve yayımlandıkları döneminin gerçekliğini yansıtabildikleri için erek dizgede hem özgün hem de çeviri rolü üstlendikleri ileri sürülmüştür.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12796</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Çeviri sosyolojisi odağında göç olgusu ve güç ilişkileri: Türkiye'de Suriyeli mültecilerin toplum çevirmenleri</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12795</link>
<description>Çeviri sosyolojisi odağında göç olgusu ve güç ilişkileri: Türkiye'de Suriyeli mültecilerin toplum çevirmenleri
Erdoğan, Özgür Bülent
Bu çalışma, Türkiye'de 2011 yılından itibaren artmaya başlayan yeni göç dalgalarıyla birlikte önem kazanmaya başlayan toplum çevirmenliğinin Türkiye'de sahadaki yansımalarının izini sürerek güncel bir profilini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Cronin'in öngördüğü gibi (Cronin, 2008), göç olgusu gelecekte daha da ivme kazanacak ve yakınlık algılarımız belki de tamamen değişmek zorunda kalacaktır. Gelişmiş toplumlarda göçmenlerle olan toplumsal mesafe artacak ve dolayısıyla çeviri daha önemli bir konuma gelecektir. Bu bağlamda, toplum çevirmenleri kültürlerarası iletişimi kolaylaştıran, dilsel engelleri hafifletici rolleriyle ele alınabilirler. Toplum çevirmenleri, diller arası çeviri yapmak dışında, iki toplum arasındaki kültürel farkları açıklama konusunda da bir işleve sahiptirler. Bu anlamda birer kültürel aracı olarak düşünülebilirler. Bütün bunlara rağmen, toplum çevirmenlerinin yeterince görünür olmadıkları ve Türkiye'de STK'lar bağlamında toplum çevirmenliği üzerine yapılan çalışmaların oldukça az olduğu görülmektedir. Araştırma, İstanbul'un Sultanbeyli ilçesinde bulunan çeşitli STK'larda görev yapan, yerleşik halk ile mülteciler arasında köprü görevi gören toplum çevirmenlerinin kim olduklarını, kişisel tarihlerini, Bourdieu'nün dilsel habitus olarak kavramsallaştırdığı dilsel yatkınlıklarını (Bourdieu, 2016), göç ve Türk toplumuna uyum süreçlerini, çevirmen olarak rollerini, ne kadar profesyonel olduklarını, çalıştıkları kurumlarda uzmanlarla ve hizmet alan kişilerle olan etkileşimlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bourdieu'nün çeviri sosyolojisinde temel kavramlar olarak kabul edilen alan, habitus, sermaye, düşünümsellik, özdüşünümsellik, illusio, doxa, Bauman'ın akışkanlık, Goffman'ın sahneleme ve performans kavramlarından hareket edilerek, Sultanbeyli'deki toplum çevirmenliği pratiklerine odaklanılmıştır. Göç ile çeviri arasındaki ilişkisellik bütünü etnografik ve nitel analiz yöntemleriyle açığa çıkarılmaya çalışılmıştır.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12795</guid>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Bir çevirmen gözüyle resimlerarasılık ve metinlerarasılık çözümleme çalışmaları</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12794</link>
<description>Bir çevirmen gözüyle resimlerarasılık ve metinlerarasılık çözümleme çalışmaları
Kaya-Karaca, Asena
Dünya üzerindeki farklı diller, konuşmacılara deneyimin farklı yönlerini&#13;
göstermektedirler ve bu noktada çeviri, bu dünyalar arasındaki anlamları mümkün&#13;
kılan geçiş noktası olarak görülmektedir. Çoğu insan için çeviri, en basit haliyle, “bir&#13;
dilin kelimelerini diğerinde anlaşılır kılmak” anlamına gelmektedir; ama daha geniş&#13;
anlamda çeviri, bu çalışmanın da göstermeyi hedeflediği haliyle, aslında insan&#13;
beyninin en eski görevidir. Bu noktada araştırma konusu, çevirinin göstergebilimsel&#13;
sistemler içindeki veya arasındaki boşlukları kapatmakta nasıl bir vazife gördüğüne,&#13;
insanın benlik, başkası ve yabancı hakkındaki anlayışının izini sürmede nasıl rol&#13;
oynadığına odaklanmaktadır. 1970’lerden bu yana çeviri teorisi tarihindeki önemli&#13;
gelişmeler çeviriyi, hedef kitle için kolayca anlaşılabilir metinler üretme&#13;
kısıtlamasından çıkarmış, onu kültürlere, etnografyalara, bir kültürün önemli&#13;
tematik/sembolik unsurlarını bir başkası açısından anlamlı hale getirmeye&#13;
çalıştığımızda ortaya çıkan sorunlara odaklamıştır.&#13;
20.yy. başlarında Avrupa sanatında ön plana çıkan “ilkelcilik” de her zaman altta&#13;
yatan kültürel oluşumları yansıtmasından ve bünyesinde antropolojinin ve&#13;
etnografinin de bulunmasından dolayı kendine özgü bir geçiş dönemidir. Bu akımda&#13;
sanatçılar, “uzak” kültürlerden fazlasıyla etkilenmiş, onları anlamaya çalışmışlardır.&#13;
Bunun gerçekleşmesi için de tıpkı çevirmenler gibi kaynak metin ve hedef kültürü,&#13;
her iki metnin kendi kültürlerinde yerine getirdiği işlev ve bu süreçte&#13;
kullanabilecekleri stratejiler hakkında düşünmüşlerdir. Çeviride kültür ve iletişimsel&#13;
işleve artan odaklanma da çevirmenlerin metin birimlerini, yalnızca sözcük veya&#13;
cümleleri aktaranlar olarak değil, kültürler arası iletişimden sorumlu kültürel aracılar&#13;
olarak görülmelerine yol açmıştır.&#13;
Bu çalışma, 20.yy. sanatçılarının/çevirmenlerinin arabulucu rolünü ve çeviri&#13;
sürecinde kültürel farkındalığın önemini incelemeyi amaçlamaktadır. Bunu yaparken&#13;
de hem bir anlatıcı hem bir etnograf hem de bir çevirmen olarak görülebilecek&#13;
sanatçıların, kültürel çeviri görevlerine nasıl katıldıkları Lefevere, Basnett, Pym gibi&#13;
çeviribilim araştırmacılarının çevirmenin disiplinlerarası bir ortamda oluşturduğu&#13;
yeni kimliğiyle “çeviri” sürecini bir yeniden yazım/üretim gibi gördükleri düşünsel&#13;
kavrayış çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Sanatçının düşünsel süreçlerinde bir&#13;
çevirmen gibi hareket etmesi neticesinde gerçekleştirdiği çeviri eyleminin, izleyiciyi&#13;
“kültürel çeviri” olarak tasarlanan etnografik bir işleve yönlendirmesi de gösterilmesi&#13;
amaçlanmış hedefler arasındadır.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12794</guid>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
