<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/125">
<title>Türk Dili ve Edebiyatı</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/125</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12677"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12676"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12675"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12674"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-05-01T23:34:28Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12677">
<title>Refik Halid Karay’ın romanlarında İstanbul</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12677</link>
<description>Refik Halid Karay’ın romanlarında İstanbul
Çakmak, Fatih
Türk Edebiyatında Osmanlı medeniyetinin payitahtı olarak İstanbul’un her &#13;
zaman yeri olmuştur. Ancak Divan Edebiyatı döneminde İstanbul’un edebî eserler &#13;
içindeki varlığı kısıtlıdır. Tanzimat Döneminde Batı edebiyatlarından Türk &#13;
edebiyatına giren yeni edebî türlerin başında da roman gelir. Roman türünün başlıca &#13;
özelliklerinden biri mekânın işlevsel olarak kullanılmasıdır. Yazılı edebiyatın İstanbul &#13;
merkezli olması roman türünün Türk edebiyatında gelişmeye başlamasıyla birlikte &#13;
İstanbul’un Türk romanında başlıca mekân olarak yer almasına neden olmuştur.&#13;
Refik Halid Karay, İstanbul’da doğmuş, büyümüş -hayatının iki döneminde&#13;
ayrı kalsa da- burada vefat etmiştir. İstanbul’un en sıkıntılı, değişim ve dönüşüme tabii &#13;
olduğu dönemlerine şahitlik etmiştir. Ayrıca bunları eserlerinde -özellikle &#13;
romanlarında- dile getirmiştir. Bu bağlamda onun romanlarında İstanbul'a ilişkin&#13;
kullandığı kültürel, sosyal, tarihi, coğrafi bilgiler bize belirli bir dönem İstanbul'u bir &#13;
romancının içeriden bir bakışla yansıtması açısından önem taşımaktadır. &#13;
Sadece İstanbul’un değil, bütünüyle Türk toplumunun büyük bir dönüşüm &#13;
geçirdiği sürecin tanığı olarak Refik Halid Karay'ın romanlarında bu değişim ve &#13;
dönüşümün öncü mekânı olan İstanbul’un ele alınıp incelenmesi önem taşımaktadır. &#13;
Bu çalışma bu amaçla ortaya çıkmıştır. Bu itibarla Refik Halid Karay'ın İstanbul'un &#13;
Bir Yüzü (1917), Yezidin Kızı (1937), Çete (1939), Sürgün (1941), Anahtar (1947), &#13;
Nilgün (1950-1952), 2000 Yılın Sevgilisi (1954), İki Cisimli Kadın (1955), Bu, Bizim &#13;
Hayatımız (1950), Yer Altında Dünya Var (1953), Dişi Örümcek (1953), Bugünün &#13;
Saraylısı (1954), Kadınlar Tekkesi (1956), Karlı Dağdaki Ateş (1956), Dört Yapraklı &#13;
Yonca (1957), Sonuncu Kadeh (1965), Yerini Seven Fidan (1977), Yüzen Bahçe&#13;
(1981), Ekmek Elden Su Gölden (1980), Ayın On Dördü (1980) başlıklı çalışmamıza &#13;
temel olan romanları kronolojik olarak incelenmiştir. Buna karşın okunan yirmi &#13;
romanından sadece üç romanında (İki Cisimli Kadın, Karlı Dağdaki Ateş ve Yüzen &#13;
Bahçe) İstanbul'a dair herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Bu üç romanda İstanbul &#13;
sadece yer ismi olarak kullanılmıştır, genel olarak İstanbul veya ilçeleriyle ilgili &#13;
herhangi bir simgesel değer tespit edilememiştir. Romanlardan alınan bilgiler/ &#13;
alıntılar, aynı zamanda romanların isimleri mevzubahis baskıdaki imla özellikleriyle &#13;
aynen alınmış, günümüz imla özelliklerine göre değiştirilmemiştir. &#13;
“Refik Halid Karay'ın Romanlarında İstanbul” başlıklı tez çalışmamız giriş &#13;
ve sonuç bölümleri haricinde iki bölümden oluşmaktadır. Girişte Refik Halid Karay'ın &#13;
hayatına kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde İstanbul’un doğal ve toplumsal&#13;
coğrafyasının muhtevası olabilecek Boğaziçi, Üsküdar, İstanbul kışlarından &#13;
manzaralar ele alınmıştır. Ayrıca İstanbul semtleri ve toplumsal dokusu, İstanbullu &#13;
tipleri, İstanbul karşısında diğer bölgeler, tarihi mekânlar, Eski İstanbul’da konak ve &#13;
yalı hayatı incelenmiştir. Üçüncü bölümde “Mondros Mütarekesi Öncesi-Sonrası ve &#13;
Yakın Dönem İstanbul'u” başlığı altında II. Abdülhamid devrinden 1940’lı yıllara &#13;
İstanbul, I. Dünya Savaşı dönemi İstanbul'u, sığınılacak bir yurt olarak İstanbul, Tek &#13;
Parti dönemi İstanbul'u ele alınmıştır
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2016
</description>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12676">
<title>Tunceli masallarına arketipsel sembolik bir yaklaşım</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12676</link>
<description>Tunceli masallarına arketipsel sembolik bir yaklaşım
Tekgül, Işılay Kara
Bu çalışma kapsamında, 2019 yılının mayıs ile eylül ayları arasında Tunceli'de masal derleme faaliyeti yürütülmüş ve yirmi beş masal derlenmiştir. Derlenen masallar, analitik psikolojinin esaslarıyla arketipsel ve sembolik olarak incelenmiştir. Çalışmanın içeriğinde "giriş bölümünde" ilk olarak masal türü, masalın kaynağı, sınıflandırılması ve masallara uygulanabilen metin merkezli bazı kuramlar hakkında bilgi verilmiştir. Giriş bölümünde daha sonra Tunceli masallarına dair yapılan çalışmalar incelenmiş ve hem saha çalışmasından hem de derlenen ürünlerin özelliklerinden bahsedilmiştir. Çalışmamızın "ikinci bölümünde" modern psikoloji biliminin tarihsel gelişimi ve analitik psikolojinin çağdaşı olan ekoller arasındaki yeri üzerinde durulmuş daha sonra analitik psikolojinin temel ilkeleri ile arketipler hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmamızın "üçüncü bölümünde", derlenen masallar ayrıntılı bir şekilde arketipler ve semboller özelinde tek tek incelenmiş ve genel bulgulara ulaşılmıştır. Masal incelemeleri neticesinde, analitik psikolojinin önemli kavramlarından olan "bireyleşme", "bilgeleşme" ve "denge halinde bir ruhsal yapıya erişmenin, masallarda temel amaç olduğu tespit edilmiştir. Masal kahramanlarının farklı yollardan ve sınanmalardan geçerek kavuştukları, "sevdiklerinin, zenginliğin ya da padişahlığın" da bu kavramların simgesi olduğu görülmüştür. Böylece "mümkünler dünyası" olan masalların insan psişesine dair taşıdığı kadim anlamların sembolik dili çözülmüş ve masalların bin yılları aşarak günümüze ulaşmasının haklı sebepleri ortaya çıkarılmıştır.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12675">
<title>18. yüzyıla ait divan tertibinde bir nazire mecmuası (İnceleme-metin)</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12675</link>
<description>18. yüzyıla ait divan tertibinde bir nazire mecmuası (İnceleme-metin)
Coşkun, Nebi
15. yüzyıldan itibaren Osmanlı edebiyatı sahasında gelişimini gösteren mecmua ve mecmua derleyiciliği 16. yüzyıldan sonra bir gelenek haline gelmektedir. Türleriyle bütün halinde incelediğimiz mecmualar Klasik Türk edebiyatına kaynaklık etmektedir. Çalışmamızın mecmua türleri içerisinde hem şekil hem de içerik olarak farklı olduğu, daha önce türüne rastlanmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple akademik çalışmalara kaynaklık edebileceğini düşündüğümüz eserin incelemesi tamamlanmıştır. 2013 yılında elimize geçen eser, cilt olarak cönk şeklinde, içerik olarak ise divan tertibinde hazırlanmış bir nazire mecmuasıdır. Eserin bazı sayfalarının eksik olması nedeniyle üzerinde mürettibine ve yazım tarihine ait bir kayıt bulunmamaktadır. Zemin şiir ve nazire şiir sahibi şairlerin şiir yoğunluklarına ve yaşadıkları yüzyıllara bakılarak hem mürettibi hakkında hem de tarihi hakkında tahminde bulunulmuştur. Her bir zemin şiire bir nazire şiir bulunan metinde daha önce örneğine nadiren rastlanan şiir türleri ve şekilleri de bulunmaktadır. Nazire mecmuamızdaki divanı olan şairlerin şiirleri, basılı divanlarıyla tek tek karşılaştırılıp aralarındaki farklar tespit edilmiştir. Bazı şairlerin eksik beyitleri ve olmayan şiirleri ortaya çıkmıştır. Bu şiir ve beyitler metin içerisinde gösterilmiş, çalışmamızın inceleme kısmında da detaylı bir şekilde örneklerle anlatılmıştır. Metin, günümüz Türkçesine transkripsiyon alfabesiyle o dönemin dil özellikleri dikkate alınarak aktarılmıştır. Şiirler aruz kalıplarıyla birlikte hazırlanmıştır. Nazire şiirlerde yer yer kalıpların uymadığı beyitler de mevcuttur. Eserin son bölümünde tespit ettiğimiz geometrik şekilli şiirlere aynı tarzda şekillerle nazire şiir yazılmıştır. Dikkat çeken şekilli şiirler üzerinde açıklamalar içerik bölümünde yapılmıştır. Metinde şiirleri bulunan şairler tablo halinde hazırlanmıştır. Şairler hakkında bilgiler de bu tablodan sonra yer almaktadır. Metinde dönemin en önemli şairleri ve şiirleri yer alırken onlara yazılan nazireler ve mürettibin yazdığı nazire şiirler yer almaktadır. Diğer yandan kaynaklarda adı geçmeyen şairlere de rastlanmıştır. Eserde dikkat çekici yönler çalışmamızda görsellerle desteklenmiştir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12674">
<title>Alî'nin Gevher-nigîn'i (inceleme-metin)</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12674</link>
<description>Alî'nin Gevher-nigîn'i (inceleme-metin)
Karakaş, Abdullah
Bu çalışmada çevriyazısını sunup incelediğimiz Alî tarafından kaleme alınan&#13;
Hikâyet-i Şah Cihan ve Gevher-nigîn başlıklı eserin bugün için bilinen tek nüshası,&#13;
Berlin Staatbibliothek'in yazmalar bölümünde Ms. or. fol. 4110 numarasıyla&#13;
kayıtlıdır. Eserin hatime bölümündeki ifadelerden 18. yüzyılda yaşadığı anlaşılan Alî&#13;
hakkında edebiyat kaynaklarında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Hakkında şimdiye&#13;
kadar bilimsel çalışma yapılmamış olması, tahkiye esaslı mensur bir hikâye olması,&#13;
eserde çok sayıda manzum parçaya yer verilmesi ve köken itibarıyla&#13;
Camasbname’nin hikâye örneklerinden olması eserin çalışılmasına imkân vermiştir.&#13;
Alî’nin Gevher-nigîn’i başlığıyla hazırladığımız bu yüksek lisans tez çalışması, giriş,&#13;
Gevher-nigîn hikâyesi, metin ve sonuç başlıklarının yer aldığı dört bölümden&#13;
oluşmaktadır. Çalışmanın en önemli kısmını teşkil eden Gevher-nigîn hikâyesi&#13;
başlığı, eser ve yazar hakkında; hikâyenin biçimi, özeti ve kurgusal yapısı; zaman,&#13;
mekân, şahıs kadrosu ve motifler; üslup özellikleri, benzer metinlerle mukayese alt&#13;
başlıklarının bulunduğu dört bölümden oluşmaktadır. Bu minvalde ilk başlıkta eser&#13;
ve yazar hakkında bilgi verilmektedir. Daha sonra, hikâyenin anlatıldığı tahkiye&#13;
bölümünün biçimsel yapısı, özeti ve kurgusal yapısı incelenmektedir. Hikâyenin&#13;
özeti verildikten sonra her bölümde öne çıkan olay, sorun, çözüm sarmalı tablo ile&#13;
sunulmaktadır. Ayrıca, hikâyedeki sahneler tabloyla verilmektedir. Sonraki başlıkta,&#13;
hikâyenin nasıl bir kurguyla oluşturulduğu göz önüne alınarak hikâyedeki zaman,&#13;
mekân, şahıs kadrosu ve motifler ele alınmaktadır. Her başlığın sonunda konuyla&#13;
ilgili şekil ve tablolar sunulmaktadır. Üslup başlığında ise önce tahkiye unsurları,&#13;
daha sonra manzum parçaların kullanımı ve son olarak da dil ve söyleyiş özellikleri&#13;
araştırılmaktadır. İnceleme sırasında elde edilen bilgiler sonuç başlığı altında&#13;
değerlendirilmektedir. En sonda ise çalışmaya konu olan eserin çevriyazısı&#13;
sunulmaktadır. Böylece, bu tez kapsamında incelediğimiz ve çevriyazısını&#13;
sunduğumuz Gevher-nigîn hikâyesinin, özelde tahkiye esaslı mensur hikâye&#13;
çalışmalarına genelde ise eski Türk edebiyatı çalışmalarına katkı sunmasını temenni&#13;
ediyoruz.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
